Aşkın Akış 5
Beklemek ve değişimden bahsetmek istiyorum. Beklemek zordur. Zorluğunun kendi içinde göreli olarak sabrı çekiştiren, nefsi alelacele sonuca sürükleyen tarafları vardır. Sabır zor zamanda sınanır.
Eğer beklemek, birinden değişmesini beklemekse bunun güçlüğü insanı yorgun ve kırgın bir yılkı atı gibi kenarlara köşelere uğratır.
Bazen bir insanı seversiniz. Sevdiğiniz insandan kendi adınıza değil onun kendisi adına değişmesini beklersiniz. Bu aslında çok yüce bir insanlıktır. Fakat gelin görün ki o insan değişim adına en küçük bir adım bile atmaz. Çok küçük bir adım bile atsa kelebek etkisi gösterecek ve o etki zamanla daha iyiye daha güzele doğru yol alınmasına vesile olacaktır.
Bazıları da vardır ki bir insandan değişim talep etmeyi yanlış sayar. Halbuki insanlar değiştikçe güzelleşebilir, değiştikçe iyileşebilir. Zaten biz zihniyetimizi akabinde de eylemlerimizi değiştirmesek bile mesela bedenimiz bize hiç sormadan değişir.
Değişim meselesi üzerine kafa yorarken elbette işe önce kendimden başladım. Zaman zaman irademin farkındalığıyla zaman zamansa mecbûriyetle değişmeye ve değişirken de değişimi anlamaya çalıştım.
Bir yerden sonra değişmeyi anlamaktan da ziyade insanların değişmemek için niye bu kadar inatçı olduklarını düşünmeye başladım. Değişmek yani vazgeçmek niye bu kadar zor? Bir insan, vazgeçtiğinde hem kendisinin hem de doğrudan ilişki içerisinde olduğu diğer insanların sahip olduğundan çok daha mutlu mesut bir hayata devineceğini bildiği halde, acaba neden sebep içinde bulunduğu vaziyeti terketmemekte ısrarcı olur?
Değişim meselesi üzerine şiirler yazdım. Bu şiirlerde bazen değişimin zorluğuna değindim bazen de gerekliliğine.
bilsen, ne kadar güçtür
bir insanı değiştirmek.
bazen o kadar geçtir
bir insanı değiştirmek.
deve kuş’uçmaz gibi
musibet şaşmaz gibi
kart horoz pişmez gibi
bir insanı değiştirmek.
karakterler kaskatı,
yok kendinden ıskâtı.
nübüvvetin isbâtı
bir insanı değiştirmek.
serdar nefsin deştin mi?
yanlışların aştın mı?
mümkün sen değiştin mi
bir insanı değiştimek.
Son tahlilde bir kendime bir ilke edindim:
Değişim, gelişim, dönüşüm.
Zira şunu tecrübe ettim: Değişiyorum, gelişiyorum. Değişiyorum, dönüşüyorum ve kendimle tanışıyorum.
Böylece “ben böyleyim” deyip karakterini bir kalıpta donduran insanlarla da mücadelem başlamış oldu.
Yorum gönder